Dünyadaki Bayan Seri Katiller

0
308

  

Beverly Allitt 

1968 

Ölüm Meleği 
lakaplı Beverly Gail Allitt, 1991 yılında pediatri hemşiresi olarak çalıştığı çocuk yurdundaki dört çocuğu öldürüp beşini yaralamaktan tutuklandı. O zamandan beri İngiltere’nin en kötü şöhretli kadın seri katili olarak anılıyor. Kullandığı cinayet yöntemi çocuğa insülin veya potasyum enjekte ederek kalp krizi geçirmesine neden olmaktı. Bu maddeleri bulamadığında da çocuğu boğuyordu. Allitt, suçu için mahkemeye çıkmadan önce, 58 günlük bir sürede çoğu iki yaşından küçük 13 çocuğa saldırdı ve dördünü öldürmeyi başardı. Cinayetleri neden işlediği hiçbir zaman tam açıklığa kavuşmadı. Bir teoriye göre Munchausen Proxy Sendromu’ndan mustaripti. Bu tartışmalı kişilik bozukluğunda kişi ilgi çekmek için sorumluluğu ve bakımı kendine ait kişilere fiziksel zarar verme ihtiyacı duyuyordu. Beverly Allitt 2032’ye kadar Rampton Secure Hospital’da tutuklu olarak kalacak. Bu süre içinde toplum için tehlike oluşturacak bir davranışta bulunmazsa 64 yaşında iyi halden serbest bırakılacak. 

  

Dorothea Puente 

Katil nine lakaplı Dorothea Puente, sosyal yardım alan ve arkalarında iz bırakmadan kaybolan yaşlı kiracılara oda kiralamaya başladı. Durumdan şüphelenmesi üzerine başlatılan soruşturmada, evinin bahçesinde kafaları olmayan 7 ceset bulundu. Puente, halen ömür boyu hapis cezasını çekmekte. 

  

Delphine Lalaurie 
[1775-1842] 

New Orleans’ta yaşayan LaLaurie, sadist kişiliğiyle tanınıyor. Evinde barındırdığı köleleri sobaya zincirleyen, sakat bırakan Delphine iki kurbanını tıpkı tırtıl gibi dilimlediği ortaya çıktı. 12 kişinin ölümünden sorumlu tutulan LaLaurie asla yakalanamadı. 

Elizabeth Bathory 

  

Ilse Koch 

[1906-1967] 

Ilse Koch 1937-1941 yılları arasında Buchenwald’ın, 1941-1943 yılları arasında da Majdanek toplama kampının amiri olan Karl Koch’un karısıydı. Özellikle dövmeli vücutlara düşkünlüğü ile tanınan Ilse öldürttüğü esirlerin derilerindeki dövmeleri kesip biriktirmesiyle ünlüydü. Kamplarda atıyla dolaşıp canının istediğini kamçıdan geçiriyordu. Mahkumlara karşı sadist davranışları ve acımasızlığı nedeniyle 
Buchenwald cadısı olarak da biliniyordu. 1937’de Buchenwald’da görevli olan kocasının sahip olduğu iktidardan etkilenerek kampın esirlerine işkence etmeye başladı. 1940 yılında bir spor tesisi kurdurdu. Bu tesisin 250 bin marktan fazla tutan masrafının büyük bölümü mahkumların parasından alınmıştı. 1941’de kampta görev yapan az sayıda kadın nöbetçinin şefi oldu. Ilse o kadar ileri gitmişti ki Naziler tarafından bile fark edilip ağır para cezasına çarptırılmıştı. Savaşın bitiminden sonra ise müebbet hapse mahkum edildi. 135 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Koch, 1 Eylül 1967’de Aichach kadınlar hapishanesinde kendini astı. 

 

Irma Grese 
[1923-1945] 

Irma Grese Ravensbrück, Auschwitz ve Bergen toplama kamplarında çalışmıştı. Kötü ve sapkın davranışlarıyla Grese, Nazi savaş suçlularının en bilinenlerindendi. Mart 1943’te kadın nöbetçi olarak Auschwitz’e adım attığında kamptaki en yüksek mertebeli ikinci kadın görevliydi. 30 bin Yahudi mahkumdan sorumluydu. 1945’te İngilizler tarafından tutuklandığında aleyhindeki suçlamalar kamptaki esirlere silahla vurarak ve kırbaçla döverek işkence etmek üzerineydi. Hayatta kalanlar Grese’nin Auschwitz’teki suçlarını, cinayetlerini, gaddarlığını ve cinsel istismarlarını ayrıntılı olarak anlattılar. Sadist eylemlerini, esirleri nasıl dövdüğünü, eğitimli ve aç bırakılmış köpekleri insanların üzerine saldığını ve gaz odasına gidecek olanları nasıl seçtiğini ayrıntılarıyla tanıklıklarında belirttiler. Grese’nin her zaman çok büyük asker botları giyip, elinde bir kırbaç ve silah taşıdığı anlatıldı. Esirlere hem fiziksel hem psikolojik yönden işkence eden ve ucunda sivri demirler bulunan kırbacıyla döven Grese, birçok mahkumu da soğukkanlılıkla öldürmüştü. Binlerce insanın gaz odalarına gönderilmesinden sorumlu tutulan ve güzelliğinden dolayı “Ölüm meleği” diye anılan Nazi kasabı 
, toplama kampları davasında beraber yargılandığı 11 kişiyle 13 Aralık 1945’te asıldı. İngiliz kanununda yargıç kararıyla öldürülen en genç kadındı. Grese’nin ölmeden önce celladına söylediği tek söz ise Çabuk! oldu. 

  

Jiang Qing 
[1914-1991] 

Çin devriminin mimarı Mao Çe-tung’un eşi Jiang Qing, Komünist Parti içinde zeki hamleleri sayesinde kısa süre içinde yükseldi. Quing’in Çin kültür devriminin arkasındaki esas güç olduğu ileri sürüldü. 500 bin insanın ölümünden sorumlu tutulan Quing, 36 milyon kişiye de de işkence yapılmasından sorumlu tutuldu. 

Karla Homolka 

Karla Homolka, eşi ile birlikte kendi kız kardeşi de dahil olmak üzere 4 cinayetten hüküm giydi. İşlediği cinayetleri videoya çeken genç kadın 12 yıl hapiste kaldıktan sonra 2005 yılında serbest bırakıldı. 

 

Kastirilya Kraliçesi Isabella 
[1451-1504] 

İspanya kraliçesi I. Isabella Kristof Kolomb’un hamisi olarak da biliniyor. Onun talebi üzerine İspanyol engizisyonunda din temelli temizlik politikası başlatılmıştı. 31 Mart 1492’de Yahudilerin ve Müslümanların sınır dışı edilmesini öngören Elhamra Kararnamesi yürürlüğe girdi. Yaklaşık 200 bin kişi İspanya’dan kovuldu. Kalanlar da din değiştirmeye zorlandı. Fakat büyük bir bölümü Isabella’nın emriyle engizisyon tarafından idam edilmişti. 1974’te Papa VI. Paul I. Isabella’nın kutsanmasını talep etti ve Isabella’nın azize ilan edilmesini sağladı. Terör örgütü El Kaide’nin lideri Usame Bin Ladin ise, İspanya’da yapılan bir saldırıdan sonra Kraliçe Isabella’nın İspanya’daki Müslümanları öldürüşünü ve sürgüne göndermesini unutmadıklarını ve bunun intikamını alacaklarını söylemişti. Satrançta vezir olarak bilinen taşın İngilizce adı olan queen 
de Isabella’yı simgeliyordu. 

  

Katherine Knight 

Katherine Knight ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ilk Avustralyalıydı. Ekim 2001’de, ayrılmış olmalarına rağmen boşanma davası devam eden kocası John Charles Thomas Price’ı öldürmekten tutuklandı. Knight bir mezbahada çalışıyordu. Kocası ise sık sık şiddete maruz kalıyordu. Kadın eski kocalarından birinin çenesini kırmış, bir başkasının da gözlerinin önünde sekiz haftalık yavru köpeğinin boğazını kesmişti. 29 Şubat 2000 günü Knight ve Price tartışmaya başladılar. Kadın boşanma davasından dolayı çılgına dönmüştü. Kasap bıçağıyla kocasını öldürdü. Otopside adamın vücudunda 37 bıçak izi tespit edildi. Yaraların çoğu çok derindi ve bıçak tüm hayati organlara saplanmıştı. Fakat dehşet daha yeni başlıyordu. Knight kocasını öldürdükten sonra derisini soymuş ve deriyi oturma odalarındaki kapıya taktığı bir et çengeline asmıştı. Sonra adamın cesedini parçalamış, kafasını bir tencereye koyup pişirmeye başlamış ve kalçalarından aldığı eti fırına atmıştı. Yanına da hazırladığı sebzelerle birlikte çocuklarına yedirmeye çalışmıştı. Çocuklar eve gelmeden önce ise polis yetişip kadını tutukladı. Mahkemede kadının ilk vahşet gösterisinin bu olmadığı ortaya çıktı. Knight’ın davası 2006’ya kadar sürdü ve sonunda ölüm cezasına çarptırılarak hapishaneye yollandı. 

Kraliçe Mary 
[1516-1558] 

VIII. Henry’nin ilk çocuğu, Tudor Hanedanı’nın Jane Grey’den sonra ve I. Elizabeth’ten önce gelen hükümdarı olan Mary, İngiltere’nin dinini kısa bir süreliğine Roma Katolikliğine geri döndürmesiyle ve idam kararlarıyla hatırlanıyor. Tarihe “Mary’nin zulmü” olarak geçen dönemde çok sayıda Protestan lider idam edilmişti. Bu nedenle ismi Bloody Mary Kanlı Mary olarak da biliniyor. Bu dönemde ülkenin ileri gelenlerinden 800 kadar zengin Protestan sürgüne gitmeyi tercih edip ülkeyi terk etmişti. 1553 yılında 37 yaşındayken tahta geçen I. Mary beş yıl hüküm sürdükten sonra 1558 yılında kanserden öldü. Ölümünden sonra tahta geçen I. Elizabeth’le İngiltere yeniden Protestanlığa dönüş yaptı. 

 

Mary Ann Cotton 
[1832-1872] 

Mary Ann Cotton 20 kadar kişiyi arsenikle zehirleyerek öldürmüş bir İngilizdi. 20 yaşında William Mowbray’le evlendi ve Plymouth’a taşındılar. Beş çocuklu çiftin çocuklarından dördü ateş ve mide ağrısından öldü. William ve Mary Ann bu ölümlerden sonra ülkenin kuzeydoğusuna döndüler ve üç çocuk daha yaptılar. Fakat bu çocuklar da öldü. Koca ise Ocak 1865’te bağırsak rahatsızlığından hayatını kaybetti. Bu noktada Mary Ann hayat sigortasından 35 bin pound aldı. Bu olay, daha sonra da sık sık tekrar edecekti. Yaşayan bir çocuğu ve ikinci kocası George Ward da bağırsak rahatsızlığı geçirip ölmüştü. Bir çocuğu daha ölünce, yerel gazeteler bu işin peşine düştüler. Mary Ann’in kuzey İngiltere’nin her yerinde dönem dönem yaşadığını, dört kocasının, bir sevgilisinin, bir arkadaşının, annesinin ve on iki çocuğunun öldüğünü ortaya çıkardılar. Bunların hepsi mide ve bağırsak hastalıklarından ölmüştü. Kadın, 24 Mart 1873’te asılarak idam edildi. Oldukça titiz bir kadın olduğu bilinen ve tarihe [color]Kara Dul lakabıyla geçen Mary Ann Cotton’a celladı acımamış, hemen ölmesi için verilmesi gereken damlayı vermemişti. Cotton da bu sebeple ölmeden önce bir hayli acı çekmişti. 

  

Marybeth Tinning 

1972 ve 1985 yılları arasında 8 çocuğu öldürdü. DNA testi sonucu yakalanan Tinning 20 yıl hapishanede kaldıktan sonra şartlı salıverildi 

  

Phoolan Devi 
[1963-2001] 

11 yaşında zorla evlendirilen Hintli Phoolan Devi, 14 yaşında bir köyün tecavüzüne uğradı. Sevgilisi öldürüldükten sonra kendi çetesini kuran Devi, Haydutlar Kraliçesi olarak tanınıyor. Kendisine tecavüz eden köye geri dönen Phoolan Devi, emrindeki adamlara köydeki 22 kişiyi öldürttü. 11 yıl hapishane hayatı sırasında cezaevinden milletvekili seçildi. Cezaevinde erkekler koğuşunda kalan Devi bir suikastle öldürüldü. 


CEVAP VER