Harley-Davidson Müzesinden bir röportaj.

0
503

Motorsiklet ve Amerikan kültürünün değişmez bir parçası olan Harley-Davidson’un 109 yıllık mücadeleler ve başarılar ile dolu tarihini “olabildiğince” özetledik ve yıllardır Harley-Davidson tutkunu olan x y ile röportaj yaptık. 

Her şey 1903 yılında Arthur Davidson, Walter Davidson, William Davidson ve William Harley’in yıllarca süren çalışmalarından sonra ilk motorlarını piyasaya sürmesi ile başladı(1).

Ürettikleri motosiklet 10 yıl sonra önemli bir parça değişimi olmadan 134.000 km. ye ulaşınca o zamanlar dayanıksız tüketim aleti olarak bilinen motosikletlere olan ön yargının kırılmasında önemli bir rol oynadı ve 1913 yılında Harley-Davidson’un sloganı önemli bir parça değişimi olmadan 100.000 mil oldu.
Yeni oluşan bu yeni dayanıklılık algısını pekiştirmek için de o tarihten itibaren zorlu koşullarda yapılan motosiklet yarışlarına katılmaya başladılar. Alıcılarının gözünde oluşan dayanıklı marka imajını yıllarca koruyan Harley-Davidson motoru ticari amaçlarla kullananların da gözdesi oldu, taşıma işleri için 3 tekerli sepetli motosiklet de üretmeye başladılar(2) ve oldukça yüksek satış rakamlarına ulaştılar.

Harley-Davidson’un yıllara ve kötü koşullara başarı ile direndiğini gören Amerikan ordusu 1. Dünya savaşı sırasında 20.000 tane Harley motosiklet satın aldı, bu satış sonrası Harley-Davidson dünyanın en varlıklı motosiklet şirketi oldu ve 1921 yılında 67 ülkede satılmaya başlandı.
Bütün bu gelişmelerin de etkisi ile 1930 yılında kült olacak Harley-Davidson tasarımını yaptılar ve aradan yıllar geçmesine karşın günümüzdeki Harley motorlar bu tasarım ve motor yerleşimi baz alınarak üretiliyor(3).

2. Dünya savaşı sırasında gene Amerikan ordusuna yüksek satış yapan Harley-Davidson, 2. Dünya savaşından sonra alıcı kitle arayışına düştü çünkü 1950 lerde ABD çok zenginleşip bir otomobil toplumu olmuştu. Harley-Davidson da çareyi klasik tasarıma sahip kaliteli prestijli motorlar üretmekte buldu ve reklamlarında Elvis Presley gibi ünlüler yer almaya başladı(4) ve o zamanın ünlüleri ve varlıklılarının dikkatini çeken bir motosiklet markası oldu.
1960’larda zamanın modası olan küçük hacimli motorlar ile rekabet etmek için scooter dahi üreten Harley-Davidson başarısız olunca bir daha asla özgün tasarımından ve hedef kitlesinden vazgeçmedi. 1970 ‘lerde de ucuz ve teknolojik olan Japon ve Uzakdoğu motosikletleri ile rekabete girdi. Ancak yıllarca süren ve başarısız olan rekabet Harley-Davidson’u çok yıprattı.

1983 yılında Amerikan hükümeti Harley-Davidson’un isteği üzerinde Amerikan mallarının pazardaki yerini koruması için ithal motorsikletlere 4 yıllığına yüksek vergi koydu ve bu kısa süre içerisinde özellikle pazarlama tekniklerini ve müşteri ile ilişkilerini geliştiren Harley-Davidson bu süreci de başarı ile atlattı. Günümüzde dünyada en çok tutulan ve en çok hayranı olan motorsiklet markası ve Amerikan kültürünün değişmez bir parçası olmayı hala sürdürüyor.

Kısa bir bilgilendirmeden sonra öğrendiklerimizi pekiştirmek için x y ile yaptığımız röportaj:

Motosiklet ve Harley-Davidson tutkunuz ne zaman ve nasıl başladı? İlk motorunuzu ve ilk Harley’inizi ne zaman aldınız? Şu anda hangi motosikletlere sahipsiniz?

22 yaşımdayken yurtdışı gezisinde iki tane Harley görmemle başladı, zaten klasik tasarımları seven birisi olarak Harley’in klasik tasarımından ve motor sesinden etkilendim. O zamandan beri yani 23 senedir Harley tutkum devam ediyor fakat o senelerde Türkiye’de Harley-Davidson bayisi yoktu, getirtmeye çalışsan da inanılmaz bir bedel tuttuğundan uzun yıllar farklı motorlar kullanmak zorunda kaldım. 1997 yılında Harley-

Davidson bayisi Türkiye’de de açılınca ilk Harley motorum 1997 model Dyna Wide Glide modeli oldu ve hala kullanıyorum. O motora ek olarak ileriki zamanlarda Elecra Glide ve Sportster modellerini de aldım.

Harley-Davidson sahibi olmak mı daha zor yoksa motoru elde tutmak mı daha zor? Mesela servislerinin pahalı olduğu söyleniyor, gerçekten masraflı bir hobi mi?

Dünyaca ünlü lüks bir marka olduğu için fiyatlar yüksek, ama pahalı olmasının esas sebebi bu değil, Harley motorlar yapılırken en kaliteli malzemeler kullanılıyor ve yapımında el işçiliği önemli bir yer tutuyor. İşçiliğin özellikle el işçiliğinin çok pahalı bir ülke olduğu Amerika’da üretilmesi de fiyatı yükselten öğelerden. Aldıktan sonra elde tutmak hiç de zor değil, servis fiyatları gayet normal ve sorunsuz olduğundan da masraf çıkarmıyor.

Harleycilerin bireysel olmadıklarını, gezilerini kalabalık gruplar halinde yaptıklarını görüyoruz. Harleyci toplulukları nasıl oluşuyor? Buluşmalar nasıl ayarlanıyor ve Türkiye’de Harley topluluğu var mı?

Dünya çapında faaliyet gösteren HOG (Harley Owners Group) isimli bir grubu var, şu anda dünya çapında bir buçuk milyona yakın üyesi var. Türkiye’de İstanbul’da, İzmir’de ve Ankara’da bu grubun kolları var, o kollar chapter olarak adlandırılıyor mesela İstanbul’dakinin adı HOG BOSPHORUS CHAPTER, yeri Maslak’taki Harley mağazasının içinde. Yeni bir Harley motor aldığınızda gruba bir yıllık üyelik hediye ediliyor, daha sonra da üyeliği ücreti karşılığında devam ettirebiliyorsunuz. Bu grup Türkiye’de bile etkin, her sene yurtiçi ve yurtdışı geziler, hafta sonu bölgesel geziler düzenleniyor. Ayrıca ileri sürüş eğitimleri ve yeni motosiklet kullanıcıları için de temel sürüş eğitimleri veriliyor. Kısacası Harley-Davidson sahibi olmanın avantajlarını hissetmeniz için her şey düşünülmüş.

Harley sahibi olmanın asilikle bağdaştırılmasının ve de bu kadar sadık kullanıcı kitlesine sahip olmasının sebebi nedir?

Bu asilik imajı tamamen Harley’in reklam ve pazarlama stratejisinden kaynaklanıyor. Mesela lüks araba reklamlarında o arabanın gündelik yaşamınıza ve işinize ne kadar faydalı olduğu anlatılırken, Harley-Davidson reklamlarında Harley sürücülerinin gündelik karmaşadan ve bayağıdan uzaklaştığı fikri aşılanıyor. Böylece de bayağı yaşantıdan sıkılanların, değişiklik arayanların tercihi oluyor, hafta içi takım elbise ile dolaşıp toplumun bayağı bir parçası olan avukat hafta sonu deri ceketini giyip Harley’ine binince toplumdaki yeri değişiyor ve bunu kendisi de hissediyor. Bütün bunlara ek olarak Harley-Davidson kişiselleştirme (customizing) olanakları ile özgünlük hissini en iyi veren marka, hiçbir Harley diğer Harley’e benzemez o yüzden bizim için sadece motosiklet değil. Bir Honda, BMW, Yamaha alırsın hem Harley kadar kişiselleştiremezsin, hem de 3-4 sene sonra yeni modeli çıkınca eskir ama Harley-Davidson her zaman klasik görünüşü altında yeni teknolojileri taşır, böylece eskimez.

alıntıdır.Kaynak


CEVAP VER