Ciddi bir yazı.İstanbul’dan bir isyan yazısı.

0
874

Bu yazıyı yayınlamakta çok tereddüt ettim.Bir sitede denk geldim ve yayınlamak istedim.Tamamen alıntıdır.

İstanbul’da insanlar ne yürümesini ne de arabasını nereye park edeceğini bilmiyor.Zaten çoğu hırt; yere kusan mı istersin,yürümeyi beceremeyip tüm bedeniyle çarpan mı istersin…

Uzun zamandır Beyoğlu’na gitmiyordum..İyi ki de gitmemişim..Artık yerdeki taşlar iyice kalkmış..yürünmüyor..yere bakmak zorundayım çünkü her an takılıp yere kapaklanabilirim.Yani burada TV,gazete vs.. kendini soyutlasan bile dışarı çıktığım andan itibaren sinirim kalkıyor.Trafik ve egzoz kokusundan da midem bulanıyor..

İstanbul’u sevmiyorum hatta mümkünse gitmek istiyorum bu ülkeden.. Geçenlerde deli diye adlandırabileceğimiz kıvamda bir abla sokakta küfür ede ede yürüyordu..Türkiye hakkında konuşuyordu.Diyordu ki: Bu ülkeden bir fahişeler bir de kediler el üstünde tutuluyor..

Türkiye’den bir cacık olmaz,mahvettiniz beni.Yandan siyahi bir adam geçerken de,”ya oğlum sen gitsene buradan sizin ülkenizde bile daha çok demokrasi var” demek geçiyor içimden!!!! Tüm turistler dönüp dönüp baktı kadına..Doğru söylüyordu..Haklı..Çok acı ama haklı.. Bugün okula giden çocukları gördüm,daha doğru düzgün konuşamıyorlardı bile.. Okul ne demek. Zaten her gün beynimizi yıkıyorlar..

Ne gerek vardı ki bebek sayılacak, oyuncakla oynaması gelen çocuklar okula gidiyor.. Bir de servis falan.. Yazık.. Giderek batıyoruz.. Kafama kangal sucuk geçirip yürüyeceğim.. Anlayana..

İnsan gibi yaşayabileceğim,sosyal haklarımın tam olabileceği ve ilerde çocuğum olduğunda kültür seviyesi yüksek bir toplum içinde büyütmek için daha temiz bir yerde yaşamak istiyorum.. Kaos içinde değil!

Alıntıdır.


CEVAP VER